Psikoloji Deneyleri


Psikoloji / Pazar, Ocak 13th, 2019

Psikoloji Deneyleri Gerçek Hayattan Çok mu Uzaklar?

Psikoloji öğrencileri, psikoloji derslerinde tipik olarak diğer bilimlerden beklediklerinden daha fazla ilgi isterler. Fiziğe giriş dersinin otomobillerini tamir etmelerini sağlamadığını gören ve henüz tam olarak umutsuzluğa kapılmamış öğrenciler genelde, psikolojiye giriş dersinin onlara kedi motivasyonlarına ilişkin daha iyi bir içgörü kazandırmadığı, nevrozlarını iyileştirmediği ve sonsuz mutluluğun nasıl kazanılacağını gösteremediği için rahatsız olurlar. Bu tip bir bilgiyi psikolojiye giriş dersinde bulamadıysanız, bu metinde de bulacağınızdan şüphe ederiz. Eğer bu adaletsiz gözüküyorsa okumaya devam edin.

Psikologların topladığı veriler ilk başta önemsiz görünebilir çünkü temel psikoloji araştırması ile baskılayıcı sosyal veya kişisel problemler arasındaki anlık ilişkinin kurulması zor olabilir. Öyleyse, belli tipteki araştırmaların öneminden şüphe etmek ve federal hükümetlerin sıçanların pedala basması veya labirentler içinde koşmasını seyretmek için çeşitli kuruluşlar aracılığıyla araştırmalara niçin kaynak sağladığını merak etmek doğaldır.

Bununla birlikte, zorluk araştırmayla ilgili olmayıp faydalı bir araştırmanın nasıl yapılması gerektiği hakkındaki beklentilerle ilgilidir.

Sidman (1960) tarafından işaret edildiği gibi, insanlar ilerlemenin, gerçek hayat durumlarına benzer olan laboratuvar durumlarının oluşturulmasıyla meydana gelmesini bekler: “Hayvanlardaki psikozu inceleyebilmek için, bizim hayvanları nasıl psikotik yapacağımızı öğrenmemiz gerekiyor.” Bu, konu dışı ve hedeften uzaktır. Psikolog, altta yatan süreçleri üreten fiziksel durumlardan ziyade, bu süreçlerin kendisini anlamaya çalışır. Gerçek dünyadaki fiziksel durumlar ile laboratuvarın, aynı süreçlerin meydana geliyor olması koşuluyla aynı olmalarına hiç gerek yoktur.

Diyelim ki uçak kazalarının neden olduğunu veya daha belirgin olarak uçak kazaları ile pilotun ve/veya hava trafik kontrolörünün dikkat eksikliği arasındaki ilişkinin ne olduğunu bilmek istiyoruz. Temel bir araştırmacı bu probleme, ikinci sınıf kolej öğrencilerini, hızla peş peşe yanıp sönen birkaç tane ışığın önüne oturtarak yaklaşabilir. İkinci sınıf öğrencisi her ışık yandığında bir tuşa basmak zorundadır. Bu muhtemelen bir şekilde uçağın havada çarpışmasından yarı görünebilir. Ancak fiziksel durumlar oldukça farklı olmasına rağmen, süreçler benzerdir. Bir tuşa basmak dikkat belirtisidir. Öğrencilerin cevap verebileceğinden daha hızlı yanıp sönen ışıklar vererek psikologlar, onları aşırı yükleyebilir. Dolayısıyla, bir laboratuvardaki bu basit fiziksel durum psikologların, dikkatlice kontrol edilen bir ortamda dikkat eksikliğini incelemelerine olanak tanır. Uçakları çarpıştırmaya gerek kalmadan dikkatin incelenmesinin bariz emniyetli faydalarının yanında, laboratuvar ortamı için de pek çok bilimsel avantajı vardır. Dikkat eksikliği birçok tipteki endüstriyel kazadan sorumlu olduğu için (DeGreene, 1970), ışıkların ve tuşların kullanılmasıyla yapılan dikkat çalışmaları laboratuvar dışında gelişmelere yol açabilir.

Aynı nedenle benzer fiziksel durumlar oluşturulması, sürecin de benzer olmasını garantilemez.

Bir kişi, ağzında bozuk para toplaması ve kafesinde gömmesi için zorlanmadan bir sıçanı eğitebilir. Ancak bu ille de, bozuk paraları yatak şiltesinin altında saklayan pinti sıçan ve pinti insanın, davranışlarının aynı psikolojik süreçlerle kontrol edildiği için böyle yaptığı anlamına gelmez.

Biz sadece, laboratuvardan bir uygulamaya kadar genellenebilen psikolojik süreçlerle ilgilenmemeliyiz, aynı zamanda araştırma yapmanın iki önemli nedenini ve pratik ilişkilerle doğrudan bağlantılı olmayabilen (en azından başlarda) amacın da farkında olmalıyız (Mook, 1983). Temel araştırmanın anlamaya yardımcı olmasının nedenlerinden biri, genelde ne olabileceğini göstermesidir. Dolayısıyla bilim insanları kontrollü koşullar altında sosyal kaytarmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyebilirler. Bunun dışında laboratuvar, sosyal kaytarmaya ait özellikleri bir işyerinden daha net bir şekilde belirler; çünkü bir işyerinde maaş ve iş güvenliği gibi bir dizi kontrol edilemeyen etmenler sosyal kaytarmanın etkilerini gizleyebilir veya değiştirebilir.

Temel araştırmanın değerine dönük ikinci bir neden, kontrol edilen bir laboratuvar düzeninden elde edilen bulguların, gerçek hayattaki bir durumdan elde edilen bulgulardan daha güçlü olabilmesidir. Görece stressiz bir laboratuvar görevinde, insan operatörün aşırı yüklenebileceğinin gösterilmesi, dikkat etmenlerinin performans için çok önemli olduğunu ortaya koyar. Kalabalık hava sahalarında, büyük yolcu kapasiteli uçaklardaki pilotun, stresli koşullar altında aşırı yüklenme ihtimali daha bile fazla olabilir.

Tabii ki bir araştırmacı eğer kuramsal bir yordamayı sınamak ister veya bir laboratuvar sonucunu bir uygulama düzeninde görmek isterse, bu durumda gerçek yaşam testleri gerekli olacaktır. İmalat yapan bir grupta sosyal kaytarmayı düşürmek için, bireysel performansı ölçmeye dair bir yöntemi, önce uygulanabilirliğini denemeden uygulamak aptalca bir cesurluk olurdu. Öyleyse ahlaki durum, araştırmacının deneyin amacı ile ilgili olması gerektiğidir. Bir araştırmanın değerlendiricisi veya araştırmacısı bu amacı kesinlikle göz önünde bulundurmalıdır.

Ne uygulama yapmak ne de bilimi kullanmak kolaydır. Bilimsel bilgi ve anlayıştan elde edilebilecek faydalar, eleştiri yapan, donanımlı vatandaşlara ve bilim insanlarına bağlıdır. Bir kariyer, aile ve sosyal ilişkiler ile ilginiz, kısmen bilimsel bulgularla belirlenecektir. Bu bulguları doğru bir şekilde değerlendirecek ve en güvenilir ve geçerli olanları kabul edecek bir konumda olmanız gerekir. Kış uykusuna yatmayı veya toplumdan kopmayı planlamadığınız sürece, psikoloji araştırmalarından etkileneceksiniz. Bir vatandaş olarak psikoloji araştırmalarının sonuçlarının bir tüketicisi olacaksınız ve biz umuyoruz ki bu kitapta ele alınan malzeme, sizin bilinçli bir tüketici olmanıza yardımcı olacaktır.

Umarız içinizden bazıları bilim insanları olacaktır.

Ayrıca yine, yeni filizlenen siz bilimcilerin insanların neden şu anda yaptıkları gibi düşünüp hareket ettikleri üzerine odaklanmanızı umuyoruz. Gelecekteki siz bilim insanlarının yolunuzun açık olmasını dileriz. Bilimsel kariyeriniz heyecanlı olacak ve çabalarınızın burada sunulan psikoloji araştırmalarının ilkelerinden olumlu bir şekilde etkileneceğini umuyoruz. (s. 21-22)

Kantowitz, B, H., Roediger III, H. L. ve Elmes, D. G. (2014). Deneysel psikoloji (N. Er ve Y. A. Duyan, Çev.). Ankara: Nobel. (Orijinal çalışma basım tarihi: 2008).

Lütfen orijinal kitabı satın alınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir